Dün, Sing for Darfur ile !f İstanbul'un açılışını kendi adıma yaptım.Aslında gideceğim film Half-Life idi ama Half-Life filminin kasedinde çıkan arıza sonucu !f İstanbul yetkilileri bize başka film izlemek,para iadesi ve başka bir günde izlemek(half-life için geçerli) gibi seçenekler sundu.Bende tercihimi başka film izlemekten yana kullanıp Half-Life yerine gösterilecek Sing for Darfur'un için yerimi aldım.Her ne kadar kasedin bozulması çok sorumsuz ve kabul edilemez bir durum olsa da iyi ki de bozulmuş!Beklentimin çok çok üstünde bir film çıktı ve Half-life'dan aynı tadı alabilecek miydim bilmiyorum...Filmden biraz bahsetmek gerekirse, Sing for Darfur konusuyla ve çekim stiliyle biraz değişik bir film.Siyah-beyaz çekilmiş ve ana karakter barındırmamakta.Zaman olgusu ise bir gün ile sınırlandırılmış.Barselona'da sabah başlayıp akşam bitiyor.Filmde ise azıcıkta olsa birbiriyle bağlantısı olan 30 kişinin kısa kısa yaşadıkları ve bu kişilerin o gün içerisinde gerçekleşecek olan yardım amaçlı Darfur konserinin etkisiyle, Darfur'a olan bakış açıları dile getiriliyor.Filmin başında ilk gördüğümüz karakter, filmin kapanışını da yapıyor.

Birazda filmin yönetmeni Johan Kramer'den bahsetmek istiyorum.Futbolla ile içli dışlı olan birisi Johan Kramer.Çocukluğunda Ajax'da top koşturmuş. Tabi dikiş tutturamamış ama futbol sevgisi bitmemiş.The Other Final filmiyle futbol sevgisini sinemaya taşımış ve aynı zamanda da kendisinin uzun metrajlı ilk filmi olmuş. Sing for Darfur'un ise konu itibariyle futbolla ilgisi olmasada futbolun izlerini taşıyan bir film.Filmde ele alınan 30 karakterden biri olan Barcelona'lı fanatik bir taraftar, Darfur'un probleminin futbolda büyük yıldız yetiştirmemesi şeklinde yorumluyor ve Nijerya'nın bu sorunu Okocha ile, Fil Dişi Sahilleri'nin Drogba ile ve Kamerun'un Eto'o ile aştığını söyleyerek örneklendiriyor.
Hayatta kayıtsız kaldığımız bazı şeyleri, yüzümüze vurarak biraz düşünmemizi sağlayan Sing for Darfur, bence her sinemaseverin izlemesi gereken bir film.Değişiklik arıyorsanız ve fırsatınız varsa kaçırmayın derim.
No comments:
Post a Comment