
NTVSpor, televizyonda en fazla izlediğim kanaldır herhalde.Futbol bünyede afyon etkisi yarattığı için canım sıkıldıkça açarım NTVSpor'u vücuttaki uyarılan yerlere veririm zehiri.Tabi arada farklı tat ister bünye, bu sefer açarım NBATv yi veya Eurosport'u.I Love This Game derim bünye rahatlar,baktım o da sarmadı, o saatten sonra beni paklasa paklasa Ski Jumping paklar(Leal'e saygı ve sevgi.Bakınız 21 yıl öncesi.).
Her ailenin haftanın her gününe yaydığı ve izlemekten zevk aldığı veya can sıkıntısından izlediği bir dizi olduğu gibi benimde haftanın her gününe yaydığım ve zevk aldığım belli başlı spor programları var.Pazartesi NTVSpor'da Sergen Yalçın ve Hakan Ünsal'ın yorumladığı, Ercan Taner'in sunduğu Futbol Zirvesi'ni, hiç bir diziye değişmem.Her ne kadar Hakan Ünsal ve Sergen Yalçın'ın küçük dünyaları ben yarattım edasında konuşmaları olsa da, futbolun içinden gelişmiş olmaları ve şu anda yaşanılan birçok şeyi kendilerinin yaşamış olması nedeniyle yorumlarını yaparken gayet samimi olmaları , pazartesi günü Doktorlar yerine bana çokta güzel bir alternatif sunuyor.
Günlerden Salı oldu mu iş tabi biraz değişir.Pazartesi günün o hararetli futbol programlarını bulamazsınız televizyonda.İşte tam o sırada NTVSpor bize yine bir alternatif sunar:Gol.Gol'ün Salı günü olması ,cebinde para unuttuğum pantolonumdan para bulduğumda yaşadığım sevinç gibidir.Salı günü gibi ne idüğü belirsiz bir günde Mert Aydın, Güntekin Onay ve Ersin Düzen triosuyla Avrupa'dan futbola doyarım adeta.Avrupa futbolu hakkında her yerde çok duyamayacağımız şeyleri burada duymak, beni bu programa çeker.
Çarşamba günü ise kritik bir gündür benim için.Yaprak Dökümü, izlediğim tek Türk Dizisi'dir.NTVSpor'da ise bu sefer Not Defteri vardır.Aman Allah'ım ne zor bir karar!Tabi bünye yine dayanamaz, zayıf düşer açar Not Defteri'ni.Futbol Zirvesi ve Gol'den öte Not Defteri'ni daha çok severim.Fuat Akdağ ve özellikle Rıdvan Dilmen'in geçmişten anlattığı futbolun içinden olan anılar çok hoşuma gider.Hafta içerisinde yaşanmış enteresan sözleri ve olayları ele alması hoşuma gidiyor belki de.Arada aldığı konuklarda işin tuzu biberi oluyor tabi.Gerçi konukların olmadığı haftalarda programın 1 saatlik olması, bu afyonun benim için geçici bir zevk olduğunu hatırlatmıyor değil.
Gün olur perşembe herkes Yasak Aşk Aşk-ı Memnu'ya dalarken benim için Maç Toplantısı başlar.Pazartesi günkü kadroya Gürcan Bilgiç katılır.Bu sefer Ercan Taner; Sergen'i, Hakan'ı ve Gürcan'ı kara tahta karşısında o haftaki Süper Lig maçlarını yorumlaması için sözlüye kaldırır.Sergen'in özellikle tahtayı çok kirletmesinden, öğrencilik yıllarında defterinden yazısını okuyamayacağımız bir öğrenci olduğu izlenimini alırım.Hakan Ünsal ve Gürcan Bilgiç daha derli topludur.Sergen Yalçın ise, plajda yapılmış kumdan kaleyi bozan çocuk gibidir.Tabi bu bahsettiğim şeyler yorumları için değil elbette.Sergen neşesidir programın.Afyondan sonra alınan zevk gibidir.Tabi Maç Toplantı'sı biter, gönlümüzde sonsuz olan anlık zevkte o an biter.
Cuma, Cumartesi ve Pazar zaten futbol günüdür.Yani afyonun zehrinin iyice kana karıştığı günlerdir.Bu günlerde kafa hepten uçar.Keşke Portekizli Diktatör Salazar'da bu afyonu fazlasıyla alabilseydi.

